Kayseriliyim / şiir sayfası
Ana Sayfa Kayseri Hakkında Bilgiler Erciyes Hakkında Bilgiler Fotoğraf Galerisi Kayserililerin Kapsamlı İlan Sitesi Kayserspor ve Erciyesspor Sayfası Kayseri Forum Sayfası Kayseri Sohbet Sayfası Her Türlü Sorun ve Temennilerinizi Yazınız
 
 
Kayseri web sitesi; Kayseri Erciyes Tarih Kültür Haber Untitled Document
 
DÜĞÜN HAFTASI
 Buyuk   Orta   Küçük 


7- Erkek Kınası

    Erkek kınasına genellikle kına gecesi de denir. Kına gecesi çarşamba akşamı oğlan evinde olur. Çoğu aileler salı akşamı da toplanırlar. Fakat hiç bir merasim olmadan sadece sohbet edilir. Kayseri yerli halkı genellikle İslam dinince yasak ve haram olduğu için çalgılı, köçekli (dansöz) ve içkili düğün yapmazlar. Fakat böyle düğünlere de sık sık rastlanır. Erkek kınası çalgılı ise, genellikle içki de içilir, salı ve çarşamba olmak üzere iki gün olur. Bu toplantıya oğlan evinin bütün akrabaları, yakınları. komşular ve mahallenin bütün erkekleri kendiliğinden dav­etlidirler. Yeni gelenlere hemen sigara tutulur, su ikram edilir. Bu toplantıda gençler ve yaşlılar ayrı ayrı odalarda otururlar. Yatsı ezanından sonra damat hariç bir grup yaşlı ve genç kız evine giderler. Bu gidiş önceleri at arabaları, faytonlarla olurdu. Şimdi taksilerle korna çalınarak gidilip geliniyor. Eğer çalgı varsa, çalgıcılarla enstrümanlarını çalarak giderler, kız evi kapısında beklerler, dönüşte yine çalgı çalarlar. Kız evinde gençlerin çok olmadığı bir grup oğlan evinden gelecekleri beklemektedir. Misafirler geldik­ten sonra şeker ikram edilir. Bu şekeri yaşlılar yer, gençler yemeyip ceplerine koyarlar. Önceleri kahve de verilirmiş ve yine gençler kahveden bir yudum aldıktan sonra içme­zlermiş, Şimdi kahve ikram edilmiyor. Biraz sohbetten sonra kız evinden yaşlıca biri ev sahiplerine hitaben, oğlan evinden gelenleri kastederek, ''ağaları gönderelim'' der. Oğlan evine mensup yaşlı biri ''acelemiz yok, oturuy­oruz gibi cevaplar verir. Bu diyalog bir müddet sonra tekrarlanır. Üçüncü seferde oğlan evinin vekili cevap ver­mez. O zaman şamdanla beraber çerez tepsisi, bir masanın üstüne konur, Çerez tepsisi ortalama 20 cm, çapında işlemeli, kalaylanmış kırmızı bakır tepsidir, Tepsinin ortasında küçük bir tas, içinde kına, kınanın üstünde de iki tane kırmızı kurdela bulunur. Kına tasının etrafında leblebi, kabuklu fındık, kabuklu fıstık, kızıl üzüm ve paşa şekerinden oluşan çerez vardır. Çerezin üstünde, kına tasının iki tarafında, iki tane ipek mendil bulunur. Şamdan ve tepsi ortaya gelince, şamdan yakılır. Kız evine mensup bir hafız Kuran okur, dua eder. Duadan hemen sonra oğlan evine mensup iki gençten bir şamdanı, diğeri tepsiyi alarak çıkarlar. Arkalarından bütün oğlan evi mensupları ''hayırlı mübarek olsun'' temennileriyle dışarı çıkarlar. Yine arabalarla şehrin içinde gezerek güle oynaya oğlan evine gelirler. Yaşlıların bulunduğu odaya girilir. Şamdan yakılır. tepsi ortaya konur. Burada da bir hafız Kuran'dan kısa bir sure okur, dua eder. Daha sonra şamdan ve tepsi gençlerin bulunduğu bölüme getirilir. Burada yere bir halı serilir. Halının ortasına evli ve olgun bir kişi diz çökerek oturur. Bu şahsın sağına damat adayı, soluna bekar yada nişanlı olan sağdıç oturur. Evli şahıs önce damat adayının sağ elinin ayasına sonra sağdıçın sağ elinin ayasına birer parmak kına sürer, kırmızı kurdelalarla ellerini bağlar. Kurdelalar bağlanır bağlanmaz damat ve sağdıcın arkasında hazır bekleyen gençler her ikisinin de sırtını yumruklamaya başlarlar. Sağdıç, damadı korumakla görevli olduğu için, daha çok yumruk yer. Kına yakan şahıs herkese sırayla avuç avuç çerez dağıtır. Geç vakte kadar oturularak oyun oynanır, sohbet edilir.

8- Gelin Getirme

    Gelin getirme hadisesini, 25-30 yıl önce ve zamanımızda diye iki safhada ayrı ayrı anlatmak daha uygun olacaktır.

a) 30-35 Yıl Önce Gelin Getinnek

    Gelin kız çarşamba gecesi arkadaşlarıyla beraber bir odada yatar. Perşembe sabahı kahvaltıda katmer yapıp pastırma ile yerler.
    Oğlan evi cephesinde ise; damat, evli sağdıcı ve birkaç arkadaşıyla hamama gider. Hamam ücretini damat öder. Hamamdan çıkınca eve gelirler. Evde bir berber, damadı ve arkadaşlarını tıraş eder. Berbere para yerine bir havlu verilir. Tıraş dan sonra, daha önce kız evi tarafından damada gönderilen takım elbise giydirilir. Takım elbise bir çevrenin içinde gelmiştir. Çevre bir nevi bohçadır. Elbiseyi damada, bekar ve anne babası hayatta olan bir arkadaşı giydirir. Mükafat olarak da bahsedilen çevreyi alır. Bu işler öğleden sonra bitmiş olur. Bundan sonra damat, evli sağdıcı ile yalnız kalır. Sağdıç damada gerdek gecesi hakkında bilgi verir.
    Tekrar kız evindeyiz; Kız, öğleye doğru gelinliğini giyer arada çalgıcı kadınlar kız evinin yakınlarını eğlendirir. Öğleden sonra saat iki civarında, ekseriya kadınlardan oluşan oğlan evi kafilesi (bazen çalgılarla) gelin kızı almaya gelir. Yengeler içeri girip kızın koluna girerek yakınlarıyla vedalaştırılırlar. Kız dış kapıda annesinin, babasının ellerini öper, kardeşleriyle vedalaşır. Bu arada kız babası, kızının beline kırmızı bir kuşak ya da bir kemer bağlar. Bu, kızın bekaret nişanı, bakirelik belirtisidir. Buna da zaten ''bekaret kemeri'' denir. Kız vedalaşma merasimi başlayınca ağlar. Kızın ağlamaması ayıp sayılır. Kız kapıdayken çalgıcı kadınlar;

Hamamda yunduğum taşlar
Emmi, dayı. kız kardaşla
İşte geldim gidiyorum
Sılamı terkediyorum
Tuz kabını tuzsuz koyun
Anasını kızsız koyan
İşte geldim gidiyorum
Sılamı terkediyorum.

    diye yanık bir türkü söyleyerek, kız anasını ve kızın sevdiklerini büsbütün ağlatırlar. Kayseri'de şöyle bir rivayet vardır.
    Kız anası ve yengelerin kolunda gitmek üzere olar kız, o kadar çok ağlarmış ki; kızın anası dayanamayıp, ''peki kızım, gitme öyleyse'' demiş. Kız, ağlamaklı cevap verirken geleneği ve gerçeği dile getirmiş, ''hem ağlarım, hem giderim''.
    Kız süslü bir ata veya paytona bindirilir. Yenge alayı, türküler ve çalgılarla şehri gezerek oğlan evine gelir. Kızını yolcu eden ana, hemen odanın bir köşesine bir mum yakar. Buna ''güdür mum'' denir. Bu mum, kendiliğinden sönmeden sonuna kadar yanıp biterse, kızın ve yuvasının mutlu ve huzurlu olacağına inanılır. Koçuyla beraber kız evinden 1-2 kadın da oğlan evine gelir. Gelin anası evin­den ayrılınca, hemen bir yastık oğlan evine gönderilip gerdek odasına konur. Yenge alayının yolunu kesip bahşiş almak, hemen her yerde olduğu gibi Kayseri'de de adettir. Koçu oğlan evine gelince, güveyin babası gelinin başına buğday ve bozuk para atar. Bu gelinin yeni evine bolluk ve bereket getirmesi içindir. Atılan para ve buğdaydan ceplerine koyanlar, ilerde zengin olacaklarına inanırlar. Gelin, kapıda kendisini karşılayanların ellerini öper. Kayınbaba gelinin elinden tutarak kapının eşiğinden geçirir. Bu sırada kapının üstünden gelinin 2-3 adım önüne su küpü, çömlek, testi gibi bir şey atılır, Gelin buna tembihli olmasına rağmen yine de irkilir. Bu korkunun; gelinin kendine gelme­si, şuurunu toplaması endişelerinden uzaklaşması gibi faydaları olduğu iddia edilir. Kaynata, gelini kaynanaya teslim eder. Kaynanana gelini kolunun altından başını eğdirerek geçirir. Böylece emirlerine itaat istediğini ve kaynanaya karşı gelinmeyeceğini, kendince geline hatırlatmış olur. Odadan içeri girilirken, kadınlar hep bir ağızdan ''gelin gelin hoş geldin, doğurduğun oğlan, doğradığın kuyruk olsun, ayağın kademli olsun'' diye bağırırlar. Gelin, oradakilerin ellerini tek tek öper. Sonra bir sandalyeye oturur. Kaynana gelinin ağzına duvağının altından şeker verir. Bu şeker, gelin - kaynana kavgası olmadan iyi geçinmeleri içindir. Bir müddet sonra gelin gerdek odasına alınır ve yengelerle sohbet eder. Düğün yemeğini yapan aşçı kadın, bir fincan kahve yaparak geline verir. Gelin kahveyi önce içmez, aşçı duvağının altından bir yudum tattırır. Gelin de aşçıya, babasının verdiği harçlıktan bir miktar bahşiş verir. Sonra kahveyi içer.

5 / 6 Sayfa
Düğün Adetleri Toplam 6 Sayfa
5 / 6 Sayfa
 
2007-07-07 / 2009-11-15 / Gosterim : 31390682
Sucuk ve Pastırma >> Güvenilir ,Garantili  Online Pazarlama. Ayrıntılar İçin Tıklayınız
01-01-2007/01-01-2011 /Gösterim: 26996000
 
Ayrıntılar İçin Tıklayınız
Hosted by Pixel
1998 © www.kayseriliyim.com
Real Time Traffic Meter