|
Sultan sazlığı, Türkiye'nin sahip olduğu en önemli kuş
cennetlerinden birisidir. Kayseri'ye 70 km. mesafede Develi ovasının
doğu kısmını oluşturur. Mevsimlere göre sazlığın alanı, 8
ila 13 bin hektar arasında değişir. Develi, Yahyalı ve Yeşilhisar
üçgeni içindedir. Büyük kısmı sazlarla kaplıdır. Yer yer kamış,
kafa otu ve kındıra bulunur. Açık alanlarda nilüfer ve süsen görülür.
Sahanın merkezine kadar görülmeyecek kadar çok, yüzen saz adacıkları
vardır. Bunlar kuvvetli rüzgarla yer değiştirirler. Suyun azalmasıyla
da alçalırlar. Bu tatlı su kompleksi güney ve kuzeyde yay gölü
ile aynıdır. Yay gölü tatlı bir göldür. Derinliği birkaç
desimetreyi geçmez. Civarında bitki bulunmaz. Yazın kurur ve bir
tuz tabakası bırakır. Bu çekirdek bölge lerin etrafında artemisia
stepleri yer alır. Bunlar biotopun en önemli elemanlarıdır.
1971
yılında Kara Avcılığı Kanununa dayanılarak Tarım, orman ve Köy
İşleri Bakanlığı'nca korunmaya alınmıştır. Burası su kuşları
koruma ve üretim sahası olarak tefrik ve tesis edilmiştir. Milli
Parklar ve Avcılık Dairesi ile dünya Yaban Hayatı Vaktı (VWF) ve
uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) Sultan sazlığı için
gerekli uluslararası desteği sağlamaktadır.
Uzun
süreli çalışmalar, burada 251 değişik türde ve ülkemizde az bulunan bin adet Flamingo ve 600 bin adet Ördek ilk sıraları alır.
Bunlardan başka; Pelikan, Karabatak, Dikkuyruk, Kılıçgağa, Turna,
Kara Sumru, Balıkçıl ve diğer çok çeşitIi kuşlar da parkı
zenginleştirmektedir. Bu kuşlardan 80 tür burada kuluçkaya
yatmaktadır.
Uzmanlar, burada çok sayıda ve zengin türde kuşların bulunmasını,
bir tropikal ormandan daha fazla madde üretimine bağlamaktadırlar.
Zengin besin kaynakları yönünden, ülkemizin sayılı parkı
durumuna gelen Sultan sazlığı, koruma altına alındıktan sonra
daha çok yabancı uzmanların ve kuş meraklılarının ilgisini çekmeye
başladı.
Yeşilhisar,
Yahyalı ve Develi üçgeni arasında yer alan; içerisindeki Yay gölü
ile kuşların su ihtiyacını karşıladı, sazlığıyla da
beslenmelerini ve korunmalarını sağlayan Sultansazlığı bu tabii
özellikleri bakımından, Anadolu'da eşine rastlanıImayacak bir değer
olarak görülmekte ve yeni keşfedilmiş olmasına rağmen. Dünya
literatüründe yerini giderek kıymetlendirmektedir.
Bu arada, tatlı ve Tuzlu su gölleri, tabii varlığını besleyen ırmakları,
görünümünü zenginleştiren değişik bitki örtüsüyle, giderek
nesli azalan birçok kuşun sığınma ve barınma alanı
haline gelen Sultan sazlığı, 1976'larda tarıma açılmak üzere
kurutulmaya başlanılmıştı. Burasını keşfeden uzmanların müdahalesi
sonucu, kurutma projesinden vazgeçildi. Yetkililer, tarım için
toprak kazanılmasının getireceği faydadan daha çok, çevrenin alışılagelmiş
iklim düzeninin bozulmasının daha büyük zararlar doğuracağını,
üstelik, böyle bir kuş parkının feda edilmeyecek kadar önemli
olduğunu belirterek, burasının kendi halinde kalmasını sağladılar.
Günümüzde kuş meraklılarının, doğa bilimcilerinin, yabancı araştırmacılarının
ilgi duyduğu Sultan sazlığı, zamanla iç
ve dış turizme açılabilecek imkanlara da sahip görülmektedir.
Yay gölünün birkaç metrelik derinliği ve tatlı suyu, burada balık
üretilmesini de sağladığı için ayrıca bir değer taşımaktadır.
Zaten kuşların temel besin maddesini de göldeki bu balıklar oluşturmaktadır.
Ayrıca, sazlıkta bulunan yırtıcı hayvanlar da hasta, yaşlı ve
yaralı kuşlarla beslendiğinden, bu ortamın tabii dengesini sağlamakta
ve hastalık yatağı haline gelmesini önlemektedir.
Geç
farkına varılan, ancak keşfedilen sonra da ciddi bir şekiIde korunan Sultan sazlığı, ülkemize kazandırılmış en önemli
tabii parkların başında yer almaktadır. Giderek sanayileşen ülkemizde,
bu tür alanlar, yalnızca kuşlar için değil, insanlar açısından
da ileride sığınılacak ender yerlerden birisidir. Esas önemi de
buradan gelmektedir.
|